Kadir Gecesinin Fazileti ve Alametleri
Kadir Gecesinde ne oldu? Kadir Gecesi Alametler nelerdir? Kadir Gecesi Ne zaman?
Kadir Gecesi, dinimizce mübarek kabul edilen gecelerden ve belki de en önemlilerindendir. Bu gecenin faziletini Allahü Teala (c.c) Kur’an-ı Kerim’inde bizzat kendisi beyan etmekte ve buyurmaktadır ki:
“Doğrusu biz bu Kur’an-ı Kadir gecesinde indirdik. (Ey Habibim) Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail O gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bu esenliktir.”
Kadir Suresi'nin İniş Sebebi
Bu surenin iniş sebebi şudur: Cibril-i Emin (a.s) Allah Rasulü’ne (s.a.v) gelerek beni İsrail’den bir adamı zikretti. Bu adam bin ay kafirlerle savaştı. Silahı güzel bir asa idi. Bu asa ile kafirlere her vuruşta sayısız kafiri öldürüyordu. Susadığı zaman dişlerinin arasından tatlı su çıkıyor, onu içiyordu. Acıktığı zaman dişlerinin arasından et bitiyor onu yiyordu. Bu adam kafirlerle bir ay bu şekilde mücadele etti. Kafirler bu adam karşısında aciz duruma düştüler. Bu adamın hanımı da kafir idi. Kafirler ona çokça mal vererek kocasını öldürmesini istediler. Kocasının ellerini ve ayaklarını bağlaması için ona kuvvetli bir ip verdiler. Kadın kocası uykuya dalınca onun ellerini ve ayaklarını bağladı. Adam uyanınca baktı ki; elleri ve ayakları bağlanmış. Hanıma sordu: “Beni kim bağladı?” O da, “Senin gücünü denemek için bağladım” dedi. Adam o ipleri kopardı. Hanımına dedi ki: “Beni zincirlere vursan koparırım. Ancak saç örgülerimle bağlarsan koparamam.” Kadın bunu fırsat bilerek kocası uykuya daldığında onun saç örgülerini keserek ellerini ve ayaklarını bağladı ve kafirlere haber verdi. Kafirler bu adamın kulaklarını, dudaklarını, dilini, ellerini, ayaklarını kestiler. Daha sonra Mevla Teala (c.c) bu adamın azalarını tekrar iade etti. Bu adama güç verdi. Kafirlerin hepsini öldürdü. Bu haberi duyunca Efendimizin Ashabı (r.a) ağladılar. Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) böyle bir amel istediler. Cebrail-i Emin’de (a.s) bu sureyi celileyi indirdi.

Kadir Gecesinin Fazileti
Kadir Suresi’nde Kadir Gecesi’nin fazileti üç ana madde ile açıklanmaktadır:
- Kadir Gecesi, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır.
- Melekler ve Cebrail (a.s) o gece Allahü Teala’nın (c.c) takdir ettiği her iş için O’nun izni ile inerler. Meleklerin kimisi rüku, kimisi secde, kimisi de dua ile meşgul olurlar. İnsanların iyiliğine çalışırlar ve rastladıkları her müslümana selam verirler.
- Kadir gecesi, tan yeri ağarıncaya kadar selam gecesidir. Çünkü gecenin başından tan yeri ağarıncaya kadar grup grup inen melekler rastladıkları her müslümana selam vermektedirler. Kadir gecesi aynı zamanda da bir selamet gecesidir. O gece zararlı şeyler inmez. Çünkü Allahü Teala (c.c) o gecede sadece hayır ve selamet takdir buyurur.
Kadir Gecesi, kendisinde Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı pek mübarek bir gecedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu gecenin fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır:
Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Her kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesinde kalkar ve ibadet ederse, o kimsenin geçmiş günahları mağfiret olunur.”
Yine Enes b. Malik (r.a)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Dört gece vardır ki, geceleri gündüzleri, gündüzleri de geceleri gibi faziletlidir. O gün ve gecelerde Allahü Teala (c.c) yağmur ve bereketi bol ihsan eder, insanları cehennemden azad eder, çok miktarda bağış ve ihsanlarda bulunur. Bunlar; Kadir gecesi ve sabahı, Arefe gecesi ve sabahı, Beraat gecesi ve sabahı, Cuma gecesi ve sabahı.”
Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki: “Muhakkak ki Allahü Teala (c.c) her Kadir gecesinde bir rahmet indirerek bütün müminlere döker. Kadir gecesinde göklerin kapıları açılır. Her kim bu gecede bir tekbir alırsa o kimse için cennette bir ağaç dikilir. O ağacın gölgesini bir atlı yüz senede bitiremez. Bu gecede kılınan namazların her rekatına cennette bir ev yapılır. Bu gecede Kur-an’ı Kerim’i okuyan kimseye okunan her bir ayet karşılığında cennetten bir taç giydirilir. Bu gecede dört sancak yeryüzüne iner. Hamd sancağı, rahmet sancağı, mağfiret sancağı ve keramet sancağı. Her sancakla birlikte yetmiş bin melek iner. Her sancak üzerinde ‘La ilahe İllallah Muhammedür Rasulullah’ yazar. Her kim bu gecede üç kere ‘La ilahe illallah Muhammedür Rasulullah’ derse birincisi ile günahları affedilir. İkincisi ile cehennemden kurtulur. Üçüncüsü ile cennete girer. Hamd sancağı gök ile yer arasına dikilir. Mağfiret sancağı Efendimizin (s.a.v) kabrine dikilir. Keramet sancağı Kudüs’teki havada olan kayaya indirilir. Her kim Kadir gecesinde koyun sağacak kadar ibadet ederse bu o kimse için Allahü Teala (c.c)’ya bir sene oruç tutmasından daha sevimlidir. Beni hak ile gönderen Allah’a (c.c) yemin olsun ki Kadir gecesinde bir ayet okumak başka gecelerde Kur’an-ı Kerimi hatim etmekten daha sevimlidir.”
Bu gecede bir senelik rızıklar, eceller, işler ayarlanır. Rahmet ve azap defteri Hazreti Cebrail’e (a.s)’a verilir. Rızıklar ve nebatatlar defteri Hazreti Mikail’e (a.s) verilir. Rüzgarlar ve yağmurlar defteri Hazreti İsrafil’e (a.s) verilir. Ruhları kabz defteri Hazreti Azrail’e (a.s) verilir. Bu gecede Sidretül Münteha’dan sayısız melekler Hazreti Cebrail (a.s) ile beraber yeryüzüne iner. Mü’minlere hayır ile dua ederler. Bu gecede Hazreti Cebrail (a.s) bütün müminlerle musafahalaşır. Hazreti Cebrail’in (a.s) musafaha yapmasının alameti şudur: Mü’minin tüyleri ürperir, kalbi yumuşar, gözlerinden yaş akar. Melekler fecr doğuncaya kadar dua ederler. Sonra Hazreti Cebrail (a.s) meleklere seslenir ve geldikleri yere dönerler.
Hazreti Musa (a.s) Mevla’ya münacaat etti. “Ya Rabbi! Sana yaklaşmak istiyorum.” Allahü Teala (c.c) buyurdu ki: “Ya Musa! Ben Kadir gecesinde uyanık olanlara yaklaşıyorum.” Hazreti Musa (a.s) dedi ki: “Ya Rabbi! Rahmetini istiyorum” Allahü Teala (c.c) buyurdu ki: “Benim rahmetim Kadir gecesinde miskinlere rahmet edenleredir.” Hazreti Musa (a.s): ‘Ya Rabbi! Sırat köprüsünden şimşek gibi geçmek istiyorum.” Allahü Teala (c.c) buyurdu: “Kadir Gecesinde tasadduk edenler Sırat köprüsünü şimşek gibi geçecek.” Hazreti Musa (a.s) dedi ki: “Cehennem ateşinden kurtulmak istiyorum.” Allahü Teala (c.c) buyurdu: “Kadir gecesinde sabaha kadar istiğfar çekenler cehennem ateşinden kurtulacak.”
Hazreti İbn-i Abbas’dan (r.a) rivayet edilmiştir ki: Kadir Gecesi olduğunda Allahü Teala (c.c) Hazreti Cebrail’e (a.s) yeryüzüne inmesini emreder. Sidre-i Münteha’da bulunan yetmiş bin melek de ellerindeki sancaklarla beraber onunla inerler. Yeryüzüne indiklerinde Hazreti Cebrail (a.s) ve melekler sancaklarını dört yere dikerler. Bunlar, Kabe-i Muazzama, Ravza-i Mutahhara, Beytül Makdis ve Turi Sina mescidleridir. Sonra Hazreti Cebrail (a.s) meleklere “Dağılınız” der. Onlar da, içinde mümin bulunan ev, oda ve gemilere girerler. İçinde köpek, domuz, şarap, cünüp kimse ve resim bulunan eve girmezler. Melekler girdikleri evde tesbih, takdis ve tehlil ederler. Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmeti için sabaha kadar istiğfar ederler. Sabah olup da gökyüzüne yükseldiklerinde dünya göğünde bulunan melekler onları karşılayıp “Nereden geliyorsunuz?” diye sorarlar. Onlar da “Dünyada idik. Çünkü bu gece Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmetinin gecesi olan Kadir Gecesi idi” derler. Hazreti Cebrail (a.s) buyurur ki: “Allahü Teala (c.c) onların salihlerini af ve mağfiret etti. Salihlerini günahkarlarına şefaatçi kıldı.” Birinci kattaki melekler Allahü Teala (c.c) Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmetine ihsan ettiği mağfiret ve rıdvandan dolayı şükür için yüksek sesle Allahü Teala’ya (c.c) tesbih ve takdis ederler. Sonra Sidre-i Münteha meleklerini ikinci kat semaya kadar uğurlarlar. Sonra her gökte bulunan melekler yedi kat göğe kadar bu şekilde uğurlarlar. Sonra Hazreti Cebrail (a.s) “Ey gökteki melekler, hepiniz yerinize gidiniz” diye buyurur. Göklerdeki melekler böylece yerlerine dönerler. Sidre-i Münteha melekleri Sidre’ye yükseldiklerinde, Sidre’de bulunan diğer melekler onlara “Nerede idiniz?” diye sorarlar. Onlar da birinci kat gökteki meleklere verdikleri cevabı verdiklerinde Sidre’deki melekler, Allahü Teala’yı (c.c) öyle yüksek sesle tesbih ederler ki, seslerini Cennet-i Me’va, Cennet-i Naim, Cennet-i Adn ve Cennet-i Firdevs işitir. Bundan sonra Arş-ı İlahi de işittiğinde, Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmetine Allahü Teala’nın (c.c) ihsanından dolayı şükür olarak tesbih, tehlil ve sena ile sesi duyulur. Allahü Teala (c.c) her şeyi en iyi şekilde bilirken, yine de Arş’a hitaben, “Ey Arş, niçin sesini yükselttin?” buyurduğunda Arş, “Geçen sene Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmetinin salihlerini mağfiret buyurup, iyilerini günahkarlarına şefaatçi kıldığını öğrendiğim için sesimi yükselttim” der. Allahü Teala (c.c) “Doğru söylüyorsun ey Arş’ım. Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmeti için benim katımda, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kalplerin düşünmediği iyilikler vardır” buyurdu.
Bazı alimler dediler ki; Kadir Gecesi’nde Hazreti Cebrail’in (a.s) gökten inip selam vermediği kimse kalmaz. Herkesle musafaha eder. Bunun alameti, o kimsenin cildinin ürpermesi, kalbinin yumuşaması, incelmesi ve gözlerinin yaşarmasıdır. Bunun için Peygamber Efendimiz (s.a.v) ümmeti için üzüldü. Allahü Teala (c.c); “Ey Muhammed (s.a.v)! Üzülme. Ben, peygamberler derecesini ümmetine vermeden onları dünyadan çıkarmam. Peygamberlerin derecesi; onlara melek, ruh, risalet, vahiy ve keramet vermem ve göndermemdir. Bunun gibi, Kadir Gecesi’nde senin ümmetine de melekler selam ve rahmetle inerler” diye buyurmuştur.
Allahü Teala'nın (c.c) Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) Vediği Beş Gece
Allahü Teala (c.c) Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) beş gece ihsan etmiştir. Bu geceler şunlardır:
- Mucize ve kudret gecesi: Allahü Teala’nın (c.c) Kur’an-ı Kerim’de “Kıyamet yaklaştı ve ay bölündü” ayet-i kerimesi ile beyan ettiği ayın bölündüğü, yani ikiye ayrıldığı gecedir. Hazreti Musa’nın (a.s) denizi yarması asası ile olmuştur. Hazreti Muhammed’e (s.a.v) ayın yarılması ise parmağı ile olmuştur. Bir parmak işareti ile ayın ikiye ayrılması, bir asa ile denizin ikiye ayrılmasından daha büyük bir mucizedir.
- Dua ve kabul gecesi: Allahü Teala’nın (c.c) “Cinlerden bir grubu sana yönelttiğimiz ve senden Kur’an-ı Kerim dinlediklerini hatırla” ayet-i kerimesi ile işaret buyurduğu gecedir.
- Hüküm ve kaza gecesi: Allahü Teala’nın (c.c) “Biz onu (Kur’an-ı Kerim’i) mübarek bir gecede indirdik. Biz onunla korkutucuyuz. Hükmolunan emirler onda ayrılmıştır” ayet-i kerimesi ile işaret buyurduğu gecedir.
- Yakınlık gecesi: Allahü Teala’nın (c.c) “Kulunu bir gecede Mescid-i Haram’dan alıp Mescid-i Aksa’ya ileten Allahü Teala (c.c) her şeyden münezzehtir” ayet-i kerimesi ile işaret buyurduğu Miraç gecesidir.
- Selam gecesi: Kadir Suresi’nde “O gece tan yerinin ağarmasına kadar bu esenlik ve selamettir” diye bildirilen Kadir gecesidir.
Kadir Gecesinin Vakti
Hazreti Aişe’den (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ramazan-ı Şerif ayının son on gününde mescidde itikafa girer ve “Kadir Gecesini Ramazan-ı Şerif’in son on gününde arayın” buyururdu.
Hazreti Aişe’den (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir Gecesini Ramazan-ı Şerif’in son on gününde tek sayılarında arayın.”
Hazreti İbn-i Abbas’dan (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir Gecesini Ramazan-ı Şerif’in son on gecesinde, yani kalan dokuzuncu, yedinci, beşinci gecelerinde arayın.”
Kadir Gecesi, Ramazan-ı Şerif ayının son on gecesi içinde aranır. Hazreti İmam-ı Malik’e (r.a) göre Kadir Gecesi Ramazan-ı Şerif’in son on günün her gecesinde, Hazreti İmam-ı Şafii’ye (r.a) göre yirmi birinci gecesinde, Hazreti Aişe’ye (Radıyallahü Anha) göre on dokuzuncu gecesinde, Hazreti Ebu Berde Eslemi’ye (r.a) göre yirmi üçüncü gecesinde, Hazreti Ebu Zer ve Hasan’a (r.a) göre yirmi beşinci gecesinde, Hazreti Bilal’a (r.a) göre yirmi dördüncü gecesinde, Hazreti İbn-i Abbas ve Hazreti Ubeyy b. Ka’b’a (Radıyallahü Anhüm) göre yirmi yedinci gecesindedir. Ağırlıklı görüş de yirmi yedinci gecesi olduğu yönündedir. Hazreti İmam-ı Azam’da (r.a) çok kere yirmi yedinci gecesi olduğu yolunda görüş bildirmiştir.
Yirmi yedinci gece olduğu yolunda görüş bildiren alimlerden bazıları “Kadir Suresi 30 kelime olup yirmi yedinci kelimesi ‘hiye’ zamirine tesadüf etmekte ve bu zamir ise Kadir Gecesi’ne işaret etmektedir” demişlerdir.
Yine bazı alimler de “Leyle-i Kadir kelimesi dokuz harf olup bu surede üç defa tekrar edilmekte ve toplam da yirmi yedi harf etmektedir ki, bu da yirmi yedinci geceye işarettir” demişlerdir.
Hazreti İbn-i Abbas (r.a), Hazreti Ömer b. Hattab’a (r.a):
“Ben tek günlere baktım ve içlerinde yedinciden daha uygununu görmedim” dediğinde Hazreti Ömer (r.a) buyurdu ki:
- Gökler yedidir.
- Geceler yedidir.
- Seyyareler (gezegenler) yedidir.
- Safa ile Merve arasında sa’y yedidir.
- Kabe-i Muazzama’yı tavaf yedi şavtttan ibarettir.
- İnsan yedi şeyden, rızkı da yedi şeyden yaratılmıştır.
- İnsanın yüzünde yedi oyuk vardır.
- Ha-Mim ile başlayan sureler yedi tanedir.
- Fatiha Suresi yedi ayettir.
- Kur’an-ı Kerim yedi harf, yani yedi lugat üzeredir.
- Secde yedi aza üzerinedir.
- Cehennemin isimleri, kapıları ve katları yedi tanedir.
- Ashab-ı Kehf yedi kişidir.
- Ad kavmi yedi gecede helak olmuştur.
- Hazreti Yusuf (a.s) yedi sene zindanda kalmıştır.
- Hazreti Yusuf’un (a.s) zamanındaki zenginlik (bolluk) yılları yedidir.
- Kıtlık yılları da yedidir.
- Beş vakit farz namaz on yedi rekattır.
- Soy ve kan bakımından kadınlardan alması (nikahlanması) haram olanlar yedidir.
- Sihriyyat (süt) bakımından da kadınlardan alması (nikahlanması) haram olanlar yedidir.
- Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Köpeğin yaladığı kap, yedi kere yıkamakla temiz olur. Birisi toprakladır” buyurmuştur.
- Kadir Suresi’nde üç defa zikredilen Leyle-i Kadir’in (Arapça) harflerinin sayısı yirmi yedidir.
- Hazreti Eyyub (a.s) yedi sene hastalık çekmiştir.
- Acuz günleri yedidir. Üçü Şubat’ta, dördü de Mart’tadır.
- Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ümmetinden şehit olanlar yedidir. Bunlar, Allahü Teala (c.c) yolunda harpte ölenler, veremden ölenler, suda boğulanlar, ateşte yananlar, ishal hastalığından ölenler, çocuk doğururken ölen kadınlar…” diye sayılmıştır.
- Allahü Teala (c.c) Şems Suresi’nde, surenin başında “Güneşe ve parıltısına, ona uyduğu zaman aya, onu açıp ortaya çıkardığında gündüze, onu sardığında geceye, göğe ve onu bina edene, yere ve onu döşeyene, nefse ve onu düzenleyene” olmak üzere yedi şeye yemin etmiştir.
- Hazreti Musa’nın (a.s) boyu, o asır halkının zirası (uzunluk ölçüsü) ile yedi ziradır. Asasının boyu da yedi ziradır.
Anlattığımız şekildeki şeylerin çoğunun yedi oluşu da Kadir Gecesi’nin yirmi yedinci gece olduğuna bir işarettir.
Bununla birlikte Kadir Gecesi’nin kesin vakti gizlenmiştir ve Allahü Teala’nın (c.c) bildirdiği kimselerden başkası bilemez.

Kadir Gecesinin Alametleri
Kadir Gecesi hakkında meşhur olan alametlerinden bazıları şunlardır:
Hazreti Ubey b. Ka’b’dan (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir Gecesinin sabahı güneş, ışınsız beyaz olarak doğar.”
Yine bir diğer hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir gecesinin alametleri şunlardır: Gece saf, berraktır. Bu gecede sanki ay ortaya çıkmış olup saf ve açık bir gecedir. Hava sakin ve hareketsizdir. Ne soğuk, ne de sıcaktır. Bu gecede hiçbir yıldızın düşmesi helal değildir. Bu gecenin alametlerinden biri de, sabahleyin güneş, ayın on dördü gibi ışınsız olarak doğar. O gün şeytanın güneş ile beraber çıkması helal olmaz.”
Hazreti İbn-i Abbas’dan (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir Gecesi sakin bir gece olup ne soğuk, ne de sıcaktır. Kadir Gecesinin gündüzünde güneş kırmızı ve zayıf olur.”
Hazreti Ubade b. Samit’den (r.a) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Kadir Gecesinde sıcaklık da, soğukluk da yoktur. Bu gece sakin ve açıktır. O gecede ay parlaktır.”