0

Şaban-ı Şerif’te Yapılacak İbadetler; Namaz, Oruç ve Salavat

Şaban ayında yapılacak ibadetler neler? Şaban ayında oruç tutmanın fazileti nedir? Şaban ayı nedir?

Şaban-ı Şerif’te Yapılacak İbadetler; Namaz, Oruç ve Salavat

Şaban-ı Şerif Ay'ında Kılınacak namazlar

Şaban-ı Şerif Ay'ının İlk Gecesinde Kılınacak Namaz

Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) rivayet edilmiştir ki: “Her kim, Şaban-ı Şerif ayının ilk gecesinde ilk rekatlarında bir FATİHA SURESİ ile beş defa İHLAS SURESİ okuyarak on iki rekat namaz kılsa, Allahü Teala (Celle Celalühü) o kimseye on iki bin şehid sevabı verir. Ayrıca on iki yıl devamlı ibadette bulunmuş sevabı yazar. O kişinin günahlarını bağışlar. O kişi anadan doğduğu günkü gibi tertemiz olur ve o kimsenin üzerine seksen gün hiçbir hata yazılmaz.”

NAMAZIN KILINIŞI

1. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 5 İHLAS SURESİ + RÜKU + SECDE

2. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + ZAMMI SURE + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK + RABBENALAR + SELAM

Bu şekilde iki rekatta bir selam verilerek on iki rekat olarak kılınır.

Şaban-ı Şerif Ay'ının İlk Gününde Kılınacak Namaz

Hazreti Enes’den (r.a) yapılan rivayete göre Şaban ayının ilk günü iki rekat namaz kılınır. Bu namazın her rekatında bir FATİHA SURESİ, on AYETEL KÜRSİ ile on defa ŞEHİDALLAHÜ

شَهِدَ اللهُ اَنَّهُ لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ وَالْمَلاَئِكَةُ وَ اُولُوا الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

(Şehidallâhü ennehü lâ ilâhe illâ hüve vel melâiketü ve ülul ilmi kâimen bil kıst, lâ ilâhe illâ hüvel azîzül hakîm)

ayeti okunur. Bu namazı kılarak bugünü ihya edene Allahü Teala (c.c) cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kimsenin hatırından geçmeyen nimetler hazırlar. Ayrıca Allahü Teala (c.c) o kimseyi dünyanın hile ve kötülüklerinden korur. Rızkını genişletir ve onu en korkunç günün tehlikesinden güven içinde bırakır.

NAMAZIN KILINIŞI

1. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 10 AYETEL KÜRSİ + 10 ŞEHİDALLAHÜ AYETİ + RÜKU + SECDE

2. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + 10 AYETEL KÜRSİ + 10 ŞEHİDALLAHÜ AYETİ + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK + RABBENALAR + SELAM

Şaban-ı Şerif Ay'ının Yirmi Yedinci Gecesinde Kılınacak Namaz

Şaban ayının yirmi yedinci gecesi dört rekat namaz kılınır. Her rekatta bir FATİHA SURESİ ile yirmi beş defa ZİLZAL SURESİ okunur. (Veya bir FATİHA SURESİ, bir ZİLZAL SURESİ ile yirmi beş İHLAS SURESİ okunur.) Selam verdikten sonra secdeye varıp secdede yedi defa FATİHA SURESİ, birer defa da İHLAS, FELAK ve NAS SURELERİ okunur. Yüz defa Allahü Teala’ya (c.c) istiğfar edilir. Yüz defa Peygamber Efendimize (s.a.v) salavat getirilir. Daha sonra yüz defa da

لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمُ

(La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim) denilir.

NAMAZIN KILINIŞI

1. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 25 ZİLZAL SURESİ + RÜKU + SECDE

2. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + 25 ZİLZAL SURESİ + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK

3. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 25 ZİLZAL SURESİ + RÜKU + SECDE

4. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + 25 ZİLZAL SURESİ + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK + RABBENALAR + SELAM

NAMAZIN KILINIŞI

1. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 1 ZİLZAL SURESİ + 25 İHLAS SURESİ + RÜKU + SECDE

2. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + 1 ZİLZAL SURESİ + 25 İHLAS SURESİ + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK

3. REKAT

SÜBHANEKE + EUZÜ BESMELE + FATİHA SURESİ + 1 ZİLZAL SURESİ + 25 İHLAS SURESİ + RÜKU + SECDE

4. REKAT

BESMELE + FATİHA SURESİ + 1 ZİLZAL SURESİ + 25 İHLAS SURESİ + RÜKU + SECDE + ETTAHİYYATÜ + SALLİ-BARİK + RABBENALAR + SELAM

NAMAZDAN SONRA SECDEDE OKUNACAKLAR

7 KERE FATİHA SURESİ

1 KERE İHLAS SURESİ

1 KERE FELAK SURESİ

1 KERE NAS SURESİ

100 KERE İSTİĞFAR (ESTAĞFİRULLAH)

100 KERE SALAVAT (ALLÂHÜMME SALLİ ALÂ SEYYİDİNÂ MUHAMMED)

100 KERE LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂHİL ALİYYİL AZÎM

Şaban-ı Şerif Ay'ında Oruç Tutmanın Fazileti

Hazreti Üsame İbn-i Zeyd’den (r.a) rivayet ediliyor: “Dedim ki: Ya Rasulullah (s.a.v)! Sizin Şaban-ı Şerif ayında tuttuğunuz oruç kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmüyorum.” Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki: “Bu ay (Şaban-ı Şerif ayı), Receb-i Şerif ile Ramazan-ı Şerif arasında bulunan öyle faziletli ve ulu bir aydır ki, insanlar bu aydan gafildirler. Bu ay içinde ameller, alemlerin Rabbine yükseltilir. Bu nedenle ben de amelimin oruçlu iken yükseltilmesini istiyorum.”

Hazreti Enes İbn-i Malik (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v) bazen çok oruç tutuyor, buna ara vermiyordu. Öyle ki biz, ‘Rasulullah (s.a.v) bu sene oruç tutmayı bırakmayacak’ diyorduk. Sonra oruç tutmayı bırakıyordu. Öyle ki biz, ‘Rasulullah (s.a.v) bu sene oruç tutmayı düşünmüyor’ diyorduk. Rasulullah’a (s.a.v) oruçların en sevimlisi Şaban-ı Şerif ayında tutulan oruç idi.”

Hazreti Aişe (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah’a (s.a.v) Şaban-ı Şerif ayı oruç tuttuğu ayların en sevimlisi olup, onu Ramazan-ı Şerif ayı ile birleştirirdi.”

Hazreti Enes İbn-i Malik (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah’a (s.a.v) Ramazan-ı Şerif ayının orucundan sonra en faziletli oruç hangisidir?” diye soruldu. Rasulullah (s.a.v) “Ramazan-ı Şerif ayına tazim için Şaban-ı Şerif ayında tutulan oruçtur” buyurdu.

“Hangi sadaka daha faziletlidir?” diye sorulunca da “Ramazan-ı Şerif ayında verilen sadaka” buyurdu.

Hazreti Aişe (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v) Şaban-ı Şerif ayının tamamını oruç tutardı. Ben kendisine ‘Ya Rasulullah (s.a.v)! Oruç tuttuğun ayların sana en sevimlisi Şaban-ı Şerif ayı mıdır?’ dediğimde Rasulullah (s.a.v) ‘Allahü Teala (c.c) bu sene içinde ölecek kimseleri Şaban-ı Şerif ayı içerisinde yazar (takdir eder). Ben de ecelimin oruçlu iken gelmesini istiyorum’ buyurdu.”

Hazreti Aişe (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v) (Şaban-ı Şerif ayı içerisinde) öyle çok oruç tutuyordu ki, biz onun için ‘hiç oruç tutmayı bırakmayacak’ diyorduk. Bazen de uzun süre bırakıyordu ki, biz onun için ‘Bu ay oruç tutmayacak’ diyorduk. Rasulullah’ın (s.a.v) Ramazan-ı Şerif ayı dışında hiçbir ayı tamamen oruçlu olarak geçirdiğini görmedim. Yine Rasulullah’ın (s.a.v) hiçbir ayda Şaban-ı Şerif ayından daha fazla oruç tuttuğunu da görmedim.”

Hazreti Aişe (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v), hiçbir ayda Şaban-ı Şerif ayında tuttuğu oruçtan daha fazlasını tutmazdı. Şaban-ı Şerif ayının tamamını veya büyük bir kısmını oruçla geçirirdi.”

Hazreti Aişe (r.a) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v) hiçbir ayda Şaban-ı Şerif ayında tuttuğundan daha fazla oruç tutmazdı. Şaban-ı Şerif ayını tamamıyla oruçlu geçirir ve ‘Gücünüzün yettiği kadar amel yapınız. Çünkü siz usanıncaya kadar Allahü Teala (c.c) usanmaz’ buyururdu. Rasulullah’a (s.a.v) (nafile) namazlar içinde en sevimlisi de az da olsa devamlı yapılanı idi. Nafile bir namazı kılmaya başladığında ona devam ederdi.”

Hazreti Ümmü Seleme (r.a) şöyle demiştir: “Şaban-ı Şerif ve Ramazan-ı Şerif ayları hariç, Rasulullah’ın (s.a.v) iki ay peşpeşe oruç tuttuğunu görmedim.”

Şaban-ı Şerif Ay'ının İlk ve Son Perşembe Günleri Oruç Tutmanın Fazileti

Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Şaban-ı Şerif ayının ilk Perşembe gününü ve son Perşembe gününü oruçlu olarak geçiren kimseyi rahmeti ile cennete girdirmek Allahü Teala (c.c) üzerine bir hak olur.”

Şaban-ı Şerif Ay'ının Başında, Ortasında ve Sonunda Oruç Tutmanın Fazileti

Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Bir kimse, Şaban-ı Şerif ayının başında üç gün, ortasında üç gün, sonunda da üç gün oruç tutarsa, Allahü Teala (c.c) o kimseye yetmiş peygamber sevabı yazar, yetmiş yıl da ibadet sevabı yazar ve o sene içinde ölürse şehid olarak ölmüş olur.”

Şaban-ı Şerif Ay'ının Son Pazartesi Oruç Tutmanın Fazileti

Hazreti Abdullah’dan (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Her kim Şaban-ı Şerif ayının son Pazartesi gününü oruçlu geçirirse, (bu oruç sebebi ile) o kimsenin günahları bağışlanır.”

Şaban-ı Şerif Ay'ının On Beşinci Günü Oruç Tutmanın Fazileti

Hazreti Ali’den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Şaban-ı Şerif ayının yarı gecesi olunca, gecesini kıyamla (namaz kılarak) geçirin, gününü de oruç tutarak geçirin.”

Peygamber Efendimiz’den (s.a.v) rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Cebrail (a.s) ve Allahü Teala’nın (c.c) diğer melekleri yedinci kat semadan dünya semasına Şaban-ı Şerif ayının yarı gecesinde inerler. O halde, o gecenin gündüzünün orucunu tutmaya gayret edin. Şaban-ı Şerif ayının yarı gününü insanlar, cinler, kuşlar, yabani hayvanlar, yırtıcı hayvanlar, davarlar, denizlerdeki balıklar ve yer yüzündeki böcekler bile oruçlu geçirir.”

Şaban-ı Şerif Ay'ında Üç GünOruç Tutmanın Fazileti

Hazreti Abdullah İbn-i Amr İbn-i el-As (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan-ı Şerif Bayramı ve Kurban Bayramı günleri hariç, Hazreti Nuh (a.s), ömrü boyunca oruç tuttu. Hazreti Davud (a.s) ömrünün yarısını oruçlu geçirdi. Hazreti İbrahim (a.s) ise her ayda üç gün oruç tuttu. Allahü Teala (c.c), ona ömrü boyunca oruç tutmuş gibi sevap verdi ve ömrü boyunca iftar etmiş gibi kuvvet ve zindelik verdi.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v) başka bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki: “Kıyamet gününde ulu sancak dibinde benimle buluşmak dileyen ümmetim, üç gün de olsa Şaban-ı Şerif ayında oruçlu olsun. Zira Şaban-ı Şerif benim ayımdır, benim sevdiğim aydır.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v) başka bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki: “Bir kimse Şaban-ı Şerif ayında bir gün oruçlu olursa Allahü Teala (c.c), onun tenini cehennem ateşine haram eder. İki gün oruçlu olsa, Arş altında bir melek nida eder ki;

- Ey Allah dostu! Taatle sabreyle, cennet senin yurdundur ve günahların bağışlanmıştır.

Eğer ayı oruçlu olarak tamamlarsa kıyamet koptuğu saat hulleler giyerek cennete gitmesi kararlaşmış olur. Ölüm sekeratı (sarhoşluğu) kolaylaşır. Kabir karanlığı ve azabı onun üzerinden giderilir. Münker ve Nekir’in suallerine cevap vermesi kolaylaştırılır.”

YEVM-İ ŞEK ORUCUNA AİT HÜKÜMLER

Yevm-i Şekk (şek günü), Şaban-ı Şerif ayının otuzuncu gününe denilir. Hicri aylar yirmi dokuz veya otuz gün çektiği için Şaban-ı Şerif ayının otuzuncu gününün Şaban-ı Şerif ayına mı, yoksa Ramazan-ı Şerif ayına mı ait olduğu ihtilaflıdır. Havada herhangi bir kapalılık bulunmasa bile böyledir. Çünkü o gün başka bir beldede Ramazan-ı Şerif hilalinin görülme ihtimali vardır.

Bu güne ait olan orucun niyeti hakkında da çeşitli görüşler mevcuttur:

  1. Bu günde Ramazan-ı Şerif’e veya bir vacib oruca niyet edilip oruç tutulursa ve eğer Ramazan-ı Şerif olduğu anlaşılırsa bu oruç Ramazan-ı Şerif orucundan olmuş olur. Eğer Ramazan-ı Şerif olmadığı anlaşılır da o gün Ramazan-ı Şerif orucuna niyet edilmiş olursa bu oruç, nafile oruç olmuş olur. Eğer akşam olmadan oruç bozulur da iftar edilirse kazası lazım gelir. Ramazan-ı Şerif orucu olmadığı anlaşılır da o gün vacibe niyet edilmiş olursa o takdirde o vacib sahih (geçerli) olur.
  2. Şayet o günün Şaban-ı Şerif ayından mı, yoksa Ramazan-ı Şerif ayından mı olduğu anlaşılmazsa, bir vacib namına niyet edilmiş olan oruç, o vacib namına sahih (geçerli) olmaz. Çünkü o günün Ramazan-ı Şerif’ten olması ihtimali vardır.
  3. Şek gününde nafile oruca niyet edilmiş olsa sahih olan görüşe göre bunda bir sakınca yoktur. Ramazan-ı Şerif olduğu anlaşılırsa, Ramazan-ı Şerif orucu tutulmuş olur. Şaban-ı Şerif olduğu ortaya çıkarsa, bu oruç bir nafile oruç olmuş olur. Bu halde akşam olmadan iftar edilirse kazası lazım gelir. Çünkü bu oruca niyet etmekle bu orucun tutulmasını kendisine gerekli kılmıştır.
  4. Şek gününde “Ramazan-ı Şerif ise oruç tutmaya, değilse iftar etmeye” diye niyet etmiş olan bir kimse oruç tutmuş olmaz. Zira oruca niyet kesinlikle şarttır (farzdır). Böyle bir tereddüt taşıyan niyet ile oruca karar verilmiş olmayacağından dolayı bu şekilde niyet edilmiş sayılmaz.
  5. Şaban-ı Şerif ayının tamamını oruçla geçiren veya son üç gününde oruçlu bulunan kimse için şek gününde oruç tutmak daha faziletlidir. Bu yüzden yevm-i şek (şek günü) için en ihtiyatlı olan, Şaban-ı Şerif ayının son üç günü oruç tutmaktır.

Şaban-ı Şerif Ay'ı İçinde Çekilecek Tesbihler

Şaban-ı Şerif ayının ilk on gününde her gün yüz kere

يَا لَطِيفُ

(Yâ Latîf)

“Ey hakiki lütuf sahibi olan (Allah’ım)

İkinci on günü her gün yüz kere

يَا رَزَّاقُ

(Yâ rezzâk)

“Ey kullarına ziyade rızık veren (Allah’ım)

Üçüncü on gününde de her gün yüz kere

يَا عَزِيزُ

(Yâ Azîz)

“Ey mağlubiyet bilmeyen, güçlü ve tek galip olan (Allah’ım) tesbihleri çekilmelidir.

Şaban-ı Şerif Ay'ında Okunacak Salavat-ı Şerifeler

Şaban-ı Şerif ayı salavat ayıdır. O yüzden bu ayda bol bol salavat-ı şerifeler okumalı, dilimizi salavattan boş bırakmamalıyız. Kitaplarda özellikle bu ayda okunacak bir salavat-ı şerife belirtilmemekle birlikte burada istifade edilmesi maksadı ile bazı faziletli salavatları zikretmeyi uygun gördük.

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ فِى اْلاَوَّلِينَ وَ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ فِى اْلآخِرِينَ وَ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ فِى النَّبِيِّينَ وَ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ فِى الْمُرْسَلِينَ فِى الْمَلأِ اْلاَعْلَى اِلَى يَوْمِ الدِّينَ.

(Allâhümme salli alâ Muhammedin fil evvelîne ve salli alâ Muhammedin fil âhirîne ve salli alâ Muhammedin finnebiyyîne ve salli alâ Muhammedin fil mürselîne fil meleil e’lâ ilâ yevmiddîn.)

“Ey Allah’ım! Öncekiler arasında Hazreti Muhammed’e (s.a.v) salat et. Sonrakiler arasında Hazreti Muhammed’e (s.a.v) salat et. Nebiler arasında Hazreti Muhammed’e (s.a.v) salat et. Rasuller arasında Hazreti Muhammed’e (s.a.v) salat et. Mele-i A’lâ arasında da kıyamet gününe kadar Hazreti Muhammed’e (s.a.v) salat et.”

Said İbn-i Utârid’in rivayet ettiğine göre, “Kim bu salavat-ı şerifeyi sabah ve akşam üçer kere okursa günahları silinir, büyük hataları affolunur, sevinci daim olur, duası makbul olur, ümit ettiğine kavuşur, düşmanlarına karşı ilahi yardıma nail olur.”

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ اْلاَهْوَالِ وَاْلآفَاتِ، وَ تَقْضِى لَنَا بِهَا مِنْ جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاةِ وَ بَعْدَ الْمَمَاتِ.

(Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemîil ehvâli vel âfât, ve takdî lenâ bihâ min cemîal hâcât, ve tütahhirunâ bihâ min cemîis seyyiât, ve terfeunâ bihâ indeke e’led deracât, ve tübelliğunâ bihâ eksal ğâyât, min cemîil hayrâti fil hayâti ve ba’del memât.)

“Ey Allah’ım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v) öyle bir salavatta bulun ki, o salavat ile bizi bütün korku ve afetlerden kurtarsın. Bizim tüm ihtiyaçlarımızın giderilmesine o vesile olsun. Bizi tüm günahlardan arındırmanda aracı olsun. Onunla bizi nezdindeki en yüksek dereceye çıkar. Onun vesilesiyle bizi en derin gayelere eriştir. Ki bunlar, hayatta ve ölümden sonra var olan tüm iyilikler ve güzellikler demektir.”

Şerdu’d Delail adlı eserin rivayetine göre Hazreti Hasan İbn-i Ali (r.a) diyor ki: “Kim mühim bir iş için bu salavat-ı şerifeyi bin defa okursa Allahü Teala (c.c) o kimsenin önünü açar, sorununu giderir.”

اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ آدَمَ وَ نُوحٍ وَ اِبْرَاهِيمَ وَ مُوسَى وَ عِيسَى وَ مَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَ سَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ.

(Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhin ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen nebiyyîne vel mürselîne salavâtullâhi ve selâmühü aleyhim ecmaîn.)

“Ey Allah’ım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v), Hazreti Adem’e (a.s), Hazreti Nuh’a (a.s), Hazreti İbrahim’e (a.s), Hazreti Musa’ya (a.s), Hazreti İsa’ya (a.s) ve aralarında gelmiş geçmiş bütün nebi ve rasullere salat ve selam eyle. Onları mübarek kıl. Allahü Teala’nın (c.c) rahmeti ve esenliği onların üzerlerine olsun.”

Bu salavat-ı şerife Ulul Azm salavatıdır. Kim bu salavat-ı şerifeyi günde üç defa okursa Delail’i Hayrat kitabını (ki tamamen salavat-ı şerifelerden oluşan bir eserdir) tamamen hatmetmiş gibi olur.

Şaban-ı Şerif Ay'ında Okunacak Kelime-i Tevhid

(Hak olan) Tevrat kitabında şöyle yazılıdır: “Her kim Şaban-ı Şerif ayında

لاَ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ وَ لاَ نَعْبُدُ اِلاَّ اِيَّاهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ وَ لَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

 (Lâ ilâhe illallâhü ve lâ na’büdü illâ iyyâhü muhlisîne lehüddîne ve lev kerihel kâfirûn)

‘Allahü Teala’dan (c.c) başka hiçbir ilah yoktur. Biz ancak O’na ibadet ederiz. Kafirler istemese de biz ibadetlerimizi sırf O’na tahsis ederiz.’ derse, Allahü Teala (c.c) o kimseye bin senelik ibadet sevabı yazar. Bin senelik günahını siler. Kabrinden yüzü ayın on dördündeki gibi parlak bir şekilde çıkar. Allahü Teala’nın (c.c) indinde ‘Sıddık’ olarak yazılır.”

Şaban-ı Şerif Ay'ında Okunacak İstiğfarlar

Hazreti İbn-i Abbas’tan (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: “Her kim Receb-i Şerif, Şaban-ı Şerif ve Ramazan-ı Şerif aylarında öğlen ile ikindi arasında

اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الَّذِى لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ الْحَىَّ الْقَيُّومَ وَ اَتُوبُ اِلَيْهِ تَوْبَةَ عَبْدٍ ظَالِمٍ لِنَفْسِهِ لاَ يَمْلِكُ لِنَفْسِهِ ضَرًّا وَ لاَ نَفْعًا وَ لاَ مَوْتًا وَ لاَ حَيَاةً وَ لاَ نُشُورًا

(Estağfirullâhel azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûme ve etûbü ileyh, tevbete abdin zâlimin linefsihi lâ yemlikü linefsihi darran ve lâ nef’an ve lâ mevtan ve lâ hayaten ve lâ nüşûra)

‘Kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan, Hayy ve Kayyum olan yüce Mevla Teala’dan (c.c) mağfiret talep ederim. Kendisi hakkında ne bir zarara, ne bir faydaya, ne ölüme, ne yaşamaya, ne de dirilmeye malik olmayan, (günahlar işleyerek) kendisine zulmetmiş olan bir kulun tevbesiyle O’na tevbe ederim’ derse Allahü Teala (c.c), (o kimsenin sevap ve günahlarını yazmakla görevli) iki meleğe ‘Bu kulun amel defterindeki günahlarıyla alakalı yazıları yakın’ diye vahyeder.”

Şaban-ı Şerif Ay'ında Yapılacak Faziletli Ameller

Salavat-ı Şerife Okumanın Faziletleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Beni hak peygamber olarak gönderen Allahü Teala’ya (c.c) yemin ederim ki, kim bu gecede (Berat Gecesinde) bana salavat okursa, o kimseye nebilerin, rasullerin, meleklerin ve bütün insanların sevabı verilir.”

Hazreti Enes İbn-i Malik’ten (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Allahü Teala (c.c) arşın altında bir nur deryası yaratmış, sonra da bir melek yaratmıştır. Bu meleğin bir kanadı doğuya, bir kanadı da batıya (kuvvet ve kudreti her yana) uzanmaktadır. (Bu melek) öylesine büyüktür ki, başı Arş’a, ayakları da yedi kat yerin altına değmektedir.

Kişi Şaban ayında bana salat ve selam getirdiğinde de Allahü Teala (c.c) işte bu meleğe nur deryasına (hayat suyuna) dalmasını emreder. O da dalar. Sonra çıkarak kanatlarını silkeler. Kanatları silkelendikçe her tüyünden dökülen su damlalarından Allahü Teala (c.c)  bir melek vücuda getirir ki, bu melekler kıyamete kadar salat ve selam getiren kimseye dua ve istiğfar ederler.”

Hazreti Abdurrahman İbn-i Avf’dan (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Cebrail (a.s)  bana gelerek ‘Ya Muhammed (s.a.v)! Her kim Sana salavat okursa, o kimseye yetmiş bin melek salat eder. Meleklerin kendisine salat ettiği kişi de cennet ehlinden olur’ diye buyurdu.”

Şaban-ı Şerif Ay'ında Kur'an-ı Kerim Okumanın Faziletleri

Şaban-ı Şerif ayı bazı eserlerde ‘Kur’an Ayı’ olarak isimlendirilmiştir. Kur’an-ı Kerim okumak her zaman ve mekanda istenilen bir ameldir. Ramazan-ı Şerif ayı, Şaban-ı Şerif ayı, Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere ve bazı faziletli vakitlerde Kur’an-ı Kerim okumak daha faziletli görülmekte ve daha fazla teşvik edilmektedir.

Hazreti Enes’ten (r.a) rivayet edildiğine göre Sahabe-i Kiram, Şaban-ı Şerif ayı girdiği zaman hemen Kur’an okumaya kapanırlar ve bolca Kur’an okurlardı.

Hazreti Hasan İbn-i Sehl’in (r.a) rivayetine göre Şaban-ı Şerif ayı Allahü Teala’ya (c.c) nidaen:

“Ya Rabbi! Beni iki büyük ay (olan Receb-i Şerif ve Ramazan-ı Şerif)ın arasına yerleştirdin. Peki benim için hangi ameli ayırdın?” deyince Allahü Teala (c.c):

“Kur’an-ı Kerim okumayı sende sabit kıldım.” buyurdu.

Şaban-ı Şerif Ay'ında Kelime-i Tevhid Okumanın Fazileti

Mü’minler için mübarek vakitleri ve faziletli zamanları ganimet bilmek lazımdır. Özellikle de Şaban-ı Şerif ayını ve Beraat Gecesini değerlendirmek ve bu ay içinde

لاَ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ

‘Lâ ilâhe illallâh Muhammedür Rasûlullâh’

“Allahü Teala’dan başka hiçbir ilah yoktur, Hazreti Muhammed (s.a.v) O’nun rasulüdür’ zikrine önem vermeli ve çokça okumalıdır. Zira bu zikir, imana ve islama giriş kapısı, kalplerin ve ruhların Allahü Teala’ya (c.c) miracıdır. Kelime-i Tevhid, imanın ilk ve en faziletli şubesi, kendisi ile imanın yenilendiği ve günahların örtüldüğü iyiliklerin en büyüğüdür. Kelime-i Tevhid, kendisini okuyan kişinin cennete girmesine vesile olur. Kelime-i Tevhid göklerin ve yerin, ve hatta cennetin anahtarıdır. Kelime-i Tevhid, kulu Allahü Teala’nın (c.c) azabından ve gazabından muhafaza eder. Kelime-i Tevhid’in fazileti hakkında birçok hadis-i şerif vardır ki bunlardan bazıları şunlardır:

Hazreti Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “İmanınızı tazeleyiniz” Sahabeler “Ya Rasulullah (s.a.v)! İmanımızı nasıl tazeleyeceğiz?” diye sordular. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Lâ ilâhe illallâh zikrini çokça söylemek suretiyle (imanınızı tazeleyiniz).”

Hazreti Enes İbn-i Malik’ten (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Gündüz veya gecenin bir anında ‘Lâ ilâhe illallâh’ diyen herhangi bir kimsenin amel defterindeki kötülükler giderilir, nihayet yerine benzer iyilikler yazılır.”

Hazreti Muaz İbn-i Cebel’den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: “Cennetin anahtarı ‘Lâ ilâhe illallâh’ diye şehadette bulunmaktır.”

Şaban-ı Şerif Ay'ında İstiğfarın Faziletleri

Hazreti Enes İbn-i Malik’ten (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Allahü Teala (c.c) şöyle buyurdu: Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip benden ümitvar olduğun müddetçe işlediğin günahlar ne olursa olsun, önem vermem ve mağfiret ederim (bağışlarım). Ey Ademoğlu! Günahların gökyüzünü kuşatacak boyutlara ulaşsa da sonra benden mağfiret talep etsen günahlarının büyüklüğüne önem vermeden seni bağışlarım. Ey Ademoğlu! Bana yeryüzü dolusu günahla gelsen de, huzuruma bana hiçbir şeyi ortak koşmadan çıksan, ben de sana yer dolusu mağfiret ile gelirim.”

Hazreti Enes İbn-i Malik’ten (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Sizin hastalığınızı ve şifasını bildireyim mi? Sizin hastalığınız günahlar, şifanız da istiğfara devam etmektir.”

Hazreti Ümmü İsmet el-Avsiyye’den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Bir Müslüman bir günah işlediği vakit, onun beraberinde bulunan melek üç saat bekler. Bu zaman içinde şayet o kimse günahlarının bağışlanmasını isterse o melek, o kimsenin günahını yazmaz. Allahü Teala’da (c.c) kıyamet günü o kimseye azap etmez.”


Tarih: 10 Şubat 2026
BAĞIŞ YAP